#1  
Alt 12-26-2009, 16:22
Agnahie Agnahie isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Ventrue
 
Üyelik tarihi: Nov 2009
Bulunduğu yer: Istnbul-Turkey
Yaş: 19
Mesajlar: 213
Standart Ritüel Majinin Doğası

Dünyadaki majikal gelenekler baş döndürücü çeşitlilikte yöntemler, uygulamalar ve yordamlar içerirler. İlk bakışta, Haiti’de uygulanan bir Vudu seremonisinin çalan davulları ve cart renkleriyle Japonya’da bir tapınakta bir ezoterik Budist majisyenin çalışma sırasındaki eksiksiz meditasyon sessizliği ya da bu açıdan baktığımızda, yukarıdakilerden biriyle Altın Şafak tradisyonunda çalışan bir majisyenin titreştirdiği erk sözleri, stilize edilmiş işaretleri, uçuşan cübbeleri ve işlemeli çalışma araçları arasında çok az ortak şey var gibi görünür. Oysa, görünür farklara rağmen, daha derin bir bağlantı, bu uygulamayıcıları ve çalışmalarını birbirine bağlar. Bu bağlantı ritüeldir.

Hiçbir majikal geçmişi olmayanlar için bile ritüel fikri, majinin ne olduğu veya majisyenlerin ne yaptığı konusunda merkezi bir öneme sahiptir. Majikal düşüncenin ne olduğuna dair fikrini gazetelerin cumartesi eklerindeki karikatürlerden veya pazar eklerinin kilise müdavimlerinin ayıpladığı daha aptal karikatürlerinden alan birçok modern Amerikalı için bile maji işaretler, sözler, özel nesneler ve tuhaf eylemlerle yapılır. Bu vasat fikir, majinin gerçeklerine dayanır. Her ne kadar maji kısmı ritüelden daha ağır bassa da, ritüel sanatı dünyanın hemen tüm tradisyonlarında majikal tekniğin kalbini oluşturur.

Ritüeli sembolik eylem diye tanımlayabiliriz. Bir sembol — bu kelime felsefenin belli başlı temalarının yarısının tartışılmasını gerektirse de, bu tartışmalara şimdilik girilmeyecek — başka bir anlama gelen şeydir; bir ilişkiyi, bir anlam ilişkisini, sembol ile sembolize edilen şey arasındaki ilişkiyi tanımlar. Ay’ı işaret eden parmakla Ay aynı şey değildir, fakat o hiçbir şeye işaret eden bir parmakla da aynı şey değildir. Aynı şekilde sembol de ne sembolize ettiği şey, ne de sadece sembolün kendisidir. Başka bir boyutu, (şimdilik) bilinç âlemi veya dünyası diyeceğimiz yerde var olan bir anlam boyutu vardır.

İnsanlar sembolize eden yaratıklardır; dillerimiz, sosyal yapılarımız, dünyayı kavrayışımızı gösteren fikirler ve imgelerin hepsi semboldür. Bizatihi dünyaya dair algılarımız, duyularımızın, beyin yapılarımızın ve düşünce süreçlerimizin filtresinden geçtiği için dışımızdaki gerçekliğin sembollerinden başka bir şey değildir. Eğer ritüel sembolik eylem olarak tanımlanırsa, beşeri eylemlerin büyük bir çoğunluğu ritüeldir. Gerçekten de insan davranışlarını gözlemlemeye ayrılacak küçük bir vakit bunun gerçek olduğunu gösterir.

Kuşkusuz gündelik hayatın ritüelleri çoğu zaman tam farkına varılmayan, alışkanlıksı bir doğaya sahiptir. Ses ile fikir arasındaki bağların sembolik, soyut doğasını düşünmeden konuşur, bir zamanlar hiç kimsenin hazır bir silahı olmadığını gösteren bir işaret anlamına geldiğini unutarak el sıkışırız. Sembol ile anlam arasındaki fark edilmez bağlantı sık sık olduğu yerde kalmaya ve hiç akla gelmeyen bir sürü yolla beşeri tecrübeyi ve davranışı biçimlendirmeye devam eder.

Ritüel ve onun altındaki anlam ilişkileri incelendiği ve bilinçli bir şekilde kullanıldığı zaman önümüzde bir dizi olanak belirir. Bu olanaklar majinin birçok yöntemini içerirler. Dünya maji tradisyonları devasa çeşitlilikte araçlar, teknikler ve yaklaşımlar içerse de, sembolizm ve sembolik eylem — yani ritüel — majisyenin araçlarının en önemli unsurunu oluşturur.

Bu yüzden ritüele hâkim olmak, insan bilincinin gizli devasa potansiyellerini, birçok insanın bugünlerde beşere özgü olduğunu düşündüğü sınırların çok ötelerine giden potansiyelleri kullanabilmenin muhtemel en önemli yolunu sunar.



Tecrübe Modelleri

Ritüel majiyi incelemeye başlarken, yararlı herhangi bir şey yapabilmek için aşılması gereken en az bir temel engel vardır. Bu engel, dünya hakkında modern biçimde düşünmenin bazı en temel unsurlarından inşa edilmiştir. Modern Batıdaki acemi majisyene, Batı dışındaki birçok ülkedeki majiyi hayatın bir parçası olarak görerek büyüyen kimi maji öğrencilerinden farklı olarak, dünyayı majiye hemen hiçbir yer tanımayan biçimlerde algılama öğretilmiştir.

Son birkaç asırdır majiyi modern Batı dünya görüşünün çatlaklarına ve boşluklarına yerleştirmenin bir yolunu bulma projesine epey bir düşünsel emek harcanmıştır. Bu projeye dair hayli kabul gören bir yaklaşım majiyi, genellikle Carl Jung’un arketip kuramlarına bağlı kalarak psikoloji olarak yorumlamaktadır; bir zamanlar daha popüler olan bir yaklaşım ise majikal eyleme ortam oluşturan henüz keşfedilmemiş bir enerji veya madde varsaymaktaydı Bu tür teorileştirmenin bir gerçeklik payı olsa da, farklı bir yaklaşım için söylenebilecek çok şey var: dünya hakkında başka bir yolla düşünmeyi öğrenmek. Majisyenin yoluyla.

Bunu yapabilmek için, dünyayı anlamak için kullandığımız modellerin gerçekte oldukları şeyi, yani modeller olduklarını hatırlamak zaruridir. Modeller bir gerçekliğin haritasıdırlar, gerçekliğin kendisi değil. Bilimsel maddecilik modeli fiziksel madde ve enerjinin etkileşimini anlamak için çok iyi bir haritadır, fakat birçok başka amaç için çok kötü bir haritadır. Bu modeli majiyi veya hayatın geri kalanını anlamak için kullanmak, jeolojik şekilleri veya bitki örtüsünü anlamak için karayolları haritasını kullanmaya benzer. Fakat bu, elimizdeki haritanın bir yetersizliği değildir, beşeri tecrübe evreni herhangi bir haritanın, herhangi bir yorum dizgesinin olabileceğinden çok daha karmaşıktır.

Ayrıca, işin başındayken tecrübe dünyası hakkında majisyenin bakış açısıyla düşünmek, bir haritadan diğerine geçişin huzursuz edici bir deneyim, bazen de çok rahatsız edici bir şey olduğunu anlamak açısından önemlidir. Toplumumuzda mutlak hakikat olarak pazarlanan çeşitli aşırı inanç sistemleri cazibesini bu gerçekten alır. Bu sistem ister modern bilimin soyut maddeciliği ister kimi dini dogmaların gelişigüzel buyrukları olsun; hiçbir bir haritanın kapsayamayacağı, bütünlüğü içinde kavranması insan zihnini aşan bir evren görüsü karşısında kişiyi rahatlatan bir inanç sistemine sığınmak çok kolaydır. Ne var ki ona sarılanı rahatlatan kesinlik vaadi son tahlilde bir yalandır.

Aynı şekilde burada inceleyeceğimiz dünya modeli nihayetinde yalnızca bir modeldir. Beşeri tecrübenin kimi alanlarına uygulanabilirken, kimilerine pek uygulanamaz. Herhangi bir anlamda bizatihi hakikat değildir, onu böyle anlamak potansiyelinin çoğunu boşa harcamak olur. Yine, bu modelde önemli bir rol oynayan şeylerin ve varlıkların birçoğu (varlık düzeyleri ile eylem kiplikleri, elementler ile âlemler, Küreler ve Yollar, ruhlar ve melekler, Erk isimleri) elektronlardan veya Gayri Safi Hasıla’dan daha gerçek değildir. Bunlar her gün tecrübe ettiğimiz evrenin sübtil yönlerinden bahsetme yollarıdır. Güçleri de buradan gelir, ister mevcut olsunlar ister olmasınlar, Aleister Crowley’in sevdiği bir ifadeyle, evren gerçekten de sanki bunlar işe yarıyormuş gibi işler.
Dünyadaki majikal gelenekler baş döndürücü çeşitlilikte yöntemler, uygulamalar ve yordamlar içerirler. İlk bakışta, Haiti’de uygulanan bir Vudu seremonisinin çalan davulları ve cart renkleriyle Japonya’da bir tapınakta bir ezoterik Budist majisyenin çalışma sırasındaki eksiksiz meditasyon sessizliği ya da bu açıdan baktığımızda, yukarıdakilerden biriyle Altın Şafak tradisyonunda çalışan bir majisyenin titreştirdiği erk sözleri, stilize edilmiş işaretleri, uçuşan cübbeleri ve işlemeli çalışma araçları arasında çok az ortak şey var gibi görünür. Oysa, görünür farklara rağmen, daha derin bir bağlantı, bu uygulamayıcıları ve çalışmalarını birbirine bağlar. Bu bağlantı ritüeldir.

Hiçbir majikal geçmişi olmayanlar için bile ritüel fikri, majinin ne olduğu veya majisyenlerin ne yaptığı konusunda merkezi bir öneme sahiptir. Majikal düşüncenin ne olduğuna dair fikrini gazetelerin cumartesi eklerindeki karikatürlerden veya pazar eklerinin kilise müdavimlerinin ayıpladığı daha aptal karikatürlerinden alan birçok modern Amerikalı için bile maji işaretler, sözler, özel nesneler ve tuhaf eylemlerle yapılır. Bu vasat fikir, majinin gerçeklerine dayanır. Her ne kadar maji kısmı ritüelden daha ağır bassa da, ritüel sanatı dünyanın hemen tüm tradisyonlarında majikal tekniğin kalbini oluşturur.

Ritüeli sembolik eylem diye tanımlayabiliriz. Bir sembol — bu kelime felsefenin belli başlı temalarının yarısının tartışılmasını gerektirse de, bu tartışmalara şimdilik girilmeyecek — başka bir anlama gelen şeydir; bir ilişkiyi, bir anlam ilişkisini, sembol ile sembolize edilen şey arasındaki ilişkiyi tanımlar. Ay’ı işaret eden parmakla Ay aynı şey değildir, fakat o hiçbir şeye işaret eden bir parmakla da aynı şey değildir. Aynı şekilde sembol de ne sembolize ettiği şey, ne de sadece sembolün kendisidir. Başka bir boyutu, (şimdilik) bilinç âlemi veya dünyası diyeceğimiz yerde var olan bir anlam boyutu vardır.

İnsanlar sembolize eden yaratıklardır; dillerimiz, sosyal yapılarımız, dünyayı kavrayışımızı gösteren fikirler ve imgelerin hepsi semboldür. Bizatihi dünyaya dair algılarımız, duyularımızın, beyin yapılarımızın ve düşünce süreçlerimizin filtresinden geçtiği için dışımızdaki gerçekliğin sembollerinden başka bir şey değildir. Eğer ritüel sembolik eylem olarak tanımlanırsa, beşeri eylemlerin büyük bir çoğunluğu ritüeldir. Gerçekten de insan davranışlarını gözlemlemeye ayrılacak küçük bir vakit bunun gerçek olduğunu gösterir.

Kuşkusuz gündelik hayatın ritüelleri çoğu zaman tam farkına varılmayan, alışkanlıksı bir doğaya sahiptir. Ses ile fikir arasındaki bağların sembolik, soyut doğasını düşünmeden konuşur, bir zamanlar hiç kimsenin hazır bir silahı olmadığını gösteren bir işaret anlamına geldiğini unutarak el sıkışırız. Sembol ile anlam arasındaki fark edilmez bağlantı sık sık olduğu yerde kalmaya ve hiç akla gelmeyen bir sürü yolla beşeri tecrübeyi ve davranışı biçimlendirmeye devam eder.

Ritüel ve onun altındaki anlam ilişkileri incelendiği ve bilinçli bir şekilde kullanıldığı zaman önümüzde bir dizi olanak belirir. Bu olanaklar majinin birçok yöntemini içerirler. Dünya maji tradisyonları devasa çeşitlilikte araçlar, teknikler ve yaklaşımlar içerse de, sembolizm ve sembolik eylem — yani ritüel — majisyenin araçlarının en önemli unsurunu oluşturur.

Bu yüzden ritüele hâkim olmak, insan bilincinin gizli devasa potansiyellerini, birçok insanın bugünlerde beşere özgü olduğunu düşündüğü sınırların çok ötelerine giden potansiyelleri kullanabilmenin muhtemel en önemli yolunu sunar.



Tecrübe Modelleri

Ritüel majiyi incelemeye başlarken, yararlı herhangi bir şey yapabilmek için aşılması gereken en az bir temel engel vardır. Bu engel, dünya hakkında modern biçimde düşünmenin bazı en temel unsurlarından inşa edilmiştir. Modern Batıdaki acemi majisyene, Batı dışındaki birçok ülkedeki majiyi hayatın bir parçası olarak görerek büyüyen kimi maji öğrencilerinden farklı olarak, dünyayı majiye hemen hiçbir yer tanımayan biçimlerde algılama öğretilmiştir.

Son birkaç asırdır majiyi modern Batı dünya görüşünün çatlaklarına ve boşluklarına yerleştirmenin bir yolunu bulma projesine epey bir düşünsel emek harcanmıştır. Bu projeye dair hayli kabul gören bir yaklaşım majiyi, genellikle Carl Jung’un arketip kuramlarına bağlı kalarak psikoloji olarak yorumlamaktadır; bir zamanlar daha popüler olan bir yaklaşım ise majikal eyleme ortam oluşturan henüz keşfedilmemiş bir enerji veya madde varsaymaktaydı Bu tür teorileştirmenin bir gerçeklik payı olsa da, farklı bir yaklaşım için söylenebilecek çok şey var: dünya hakkında başka bir yolla düşünmeyi öğrenmek. Majisyenin yoluyla.

Bunu yapabilmek için, dünyayı anlamak için kullandığımız modellerin gerçekte oldukları şeyi, yani modeller olduklarını hatırlamak zaruridir. Modeller bir gerçekliğin haritasıdırlar, gerçekliğin kendisi değil. Bilimsel maddecilik modeli fiziksel madde ve enerjinin etkileşimini anlamak için çok iyi bir haritadır, fakat birçok başka amaç için çok kötü bir haritadır. Bu modeli majiyi veya hayatın geri kalanını anlamak için kullanmak, jeolojik şekilleri veya bitki örtüsünü anlamak için karayolları haritasını kullanmaya benzer. Fakat bu, elimizdeki haritanın bir yetersizliği değildir, beşeri tecrübe evreni herhangi bir haritanın, herhangi bir yorum dizgesinin olabileceğinden çok daha karmaşıktır.

Ayrıca, işin başındayken tecrübe dünyası hakkında majisyenin bakış açısıyla düşünmek, bir haritadan diğerine geçişin huzursuz edici bir deneyim, bazen de çok rahatsız edici bir şey olduğunu anlamak açısından önemlidir. Toplumumuzda mutlak hakikat olarak pazarlanan çeşitli aşırı inanç sistemleri cazibesini bu gerçekten alır. Bu sistem ister modern bilimin soyut maddeciliği ister kimi dini dogmaların gelişigüzel buyrukları olsun; hiçbir bir haritanın kapsayamayacağı, bütünlüğü içinde kavranması insan zihnini aşan bir evren görüsü karşısında kişiyi rahatlatan bir inanç sistemine sığınmak çok kolaydır. Ne var ki ona sarılanı rahatlatan kesinlik vaadi son tahlilde bir yalandır.

Aynı şekilde burada inceleyeceğimiz dünya modeli nihayetinde yalnızca bir modeldir. Beşeri tecrübenin kimi alanlarına uygulanabilirken, kimilerine pek uygulanamaz. Herhangi bir anlamda bizatihi hakikat değildir, onu böyle anlamak potansiyelinin çoğunu boşa harcamak olur. Yine, bu modelde önemli bir rol oynayan şeylerin ve varlıkların birçoğu (varlık düzeyleri ile eylem kiplikleri, elementler ile âlemler, Küreler ve Yollar, ruhlar ve melekler, Erk isimleri) elektronlardan veya Gayri Safi Hasıla’dan daha gerçek değildir. Bunlar her gün tecrübe ettiğimiz evrenin sübtil yönlerinden bahsetme yollarıdır. Güçleri de buradan gelir, ister mevcut olsunlar ister olmasınlar, Aleister Crowley’in sevdiği bir ifadeyle, evren gerçekten de sanki bunlar işe yarıyormuş gibi işler.
www.spatyom.com

Konu Agnahie tarafından (12-26-2009 Saat 16:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-26-2009, 18:20
elasam elasam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklı
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Bulunduğu yer: konya
Mesajlar: 109
Standart

dünya ve doğanın nasıl çalıştığı üzerine kendi yötemlerini bile bulabilir insanlar , zaten bu yüzden bu kadar çeşitli ve kafa karıştıracak kadar çoktur ritüeller .
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pratik Majinin Anahtarları Agnahie Maji 1 12-26-2009 16:11
Ritüel Nasıl Çalışır ? Kether Ritüeller 0 07-19-2009 22:33
1- Işığın Doğası 4400 Kuantum 0 09-11-2008 15:05
Hipnozun Doğası Luccifeer Hipnoz 0 07-05-2008 22:34


WEZ Format +3. Şuan Saat: 14:19.


Forum SEO by Zoints
Pilates
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94